| Gönderen: 13-Temmuz-08 Saat: 13:26 | Kayıtlı IP
|
|
|
Panik ataklari insanlarin % 3-6’sinda görülürken batili kaynaklarda panik bozuklugunun görülme sikligi % 1-3 olarak belirtilmektedir. Türkiye Ruh Sagligi Profili Raporunda 12 aylik dönem esas alinarak yapilan siklik tespitinde, panik bozuklugu ve/veya agorafobi sikligi toplam % 1 olarak bulunmustur; bunlarin hekime basvurma orani % 34.5 olup, diger tüm psikiyatrik hastaliklardan daha yüksektir. Panik ataklarinin siddetli ve korkutucu fiziksel semptomlarla seyretmesi hekime sik basvurmada en önemli etken gibi gözükmektedir.
Panik atak hastalari siklikla kalp hastasi oldugunu veya kalp krizi geçirdigini düsünerek hekime ve acil servislere giderler. Hasta, ani bir “nöbet” tanimlar. Kimi zaman bu nöbet hastalari uykularindan kaldirabilir. Sikayetler basladiktan sonraki ilk 10 dakikada maksimum siddete ulasir; dakikalar içinde geçer, bir saatten uzun sürme olasiligi çok azdir. Nöbet esnasinda hasta tipik olarak “panik” içindedir.
Acil görünümlü ya da acile basvuracak siddette bir “nöbet” geçirdigini ifade eden bir hastada, asagidaki sikayetlerden en az dördü nöbet esnasinda mevcut ise, panik atagi düsünülür;
· Çarpinti, kalp atimlarini hissetme,
· Terleme,
· Titreme,
· Nefes darligi, bogulacagim hissi,
· Gögüs agrisi, gögüste sikisma hissi,
· Bulanti, karin agrisi,
· Bas dönmesi, düsecekmis ya da bayilacakmis gibi hissetme,
· Derealizasyon (çevrenin yabanci gerçekdisi oldugu hissi),
· Depersonalizasyon (vücuduna yabanci, disinda imis gibi hissetme),
· “Çildiracagim” korkusu,
· Ölüm korkusu,
· Vücudun çesitli yerlerinde uyusma ve karincalanma,
Üsüme, ates basmasi.
__________________ AYAKLARINIZ SIZI SAGLIGA GÖTÜRÜR -REFLEKSOLOJI
|