Arkeoloji alaninda yetkili olmadigimizdan, refleksolojinin kökenini arastirabilmek için bu konuyu konunun uzmanlarina birakiyoruz. Biz sadece bir sey demek istiyoruz: Misir’daki bir doktor mezari yazitinda da görülecegi gibi refleks bölgeleri tedavisi Eski Misir’da uygulaniyordu. . Burada ayrica amerikada yasayan inkalarin bundan 12000 yil öncesinde refleksolojiye benzer bir teknigi uyguladiklarini ve bunun kuzey Amerika yerlilerine ögrettiklerini n söylememizde yarar var.birde refleksolojinin eski insanlarin maymun türlerinin davranislani gözlemlemeleri ve bundan esinlenerek refleksolojiyi gelistirdiklerini söylememiz gerekiyor zira maymun türlerinin bazilarinin hem kendi hemde diger maymunlarin el ve ayak tabanlarini ovusturup kasidiklari bilinen bir gerçekliktir…bugün bile bu görüntüleri bazi belgesellerde görebilirsiniz.
Bildigimiz bugünkü refleks bölgeleri terapisi ile eski dogu basinç noktasi masaji arasindaki iliskisi hala bilinmemektedir. Ancak bu iki bilim dali arasinda bir iliski varmis gibi görünmektedir. bizler sahsen böyle bir seyin söz konusu oldugu hissini tasiyoruz. Birçok kutsal kitapta ve anlatida , ayaklarla ilgili gelenekler hakkinda bazi pasajlar bulunmaktadir. .hatta kültürümüzde yasayan ayak sagligiyla ilgili atasözleri ve deyisler örnek gösterilebilir... Bu atasözleri ve deyimler tarihi bir talimatname olabilir mi?birde dokunma yada ayaklara dokunma deyince isa mesihi hatirimiza getirmeliyiz zira o yüce yaraticinin kendisine verdigi sifaci sifatini mesh ederek yani vücudun belli noktalarini özellikle ayak tabanlarini mesh ederek insanlara sifa dagittigini hatirlatmak istiyoruz.tabi burada isa mesihin bize anlatmak istedigi birseylerin oldugunu anlatmak istiyoruz.yoksa isa peygamberin refleksoloji yaptigini söylemiyoruz.ama Islam peygamberi hz muhammedin gece uzun süre namaza durdugu için sisen ayaklarini hanimi ayse validemize ovdurdugunu siyer kitaplarinda görebiliriz. Günümüz refleksolojini arastirmak istiyorsak, bu tesadüfi benzerlikleri göz ardi edemeyiz. Ancak bir kez daha söylüyoruz: Bizler bir tip tarihçisi degiliz . Bu yüzden, bu gibi bilgilerin degerlendirilmesini ilgili uzmanlara birakiyoruz.
Ancak refleksolojinin yakin tarihi bir baska hikayedir. ,
Modern refleksolojinin tarihini arastirmak isteyen herkesin, Dr. William H. Fitzgerald ile baslamasi gerektigini düsünüyoruz. Zira doguda geleneksel olarak hep varligini sürdüren bu bilim ba
,tiya yada modern tibbin merkezine bu doktor vasitasiyla tasindi.
. Dr. Fitzgerald 1917 yilinda “Bölge Therapy, or Relieving Pain At Home” isimli çok ilginç bir kitap yayinlamistir. Bu kitapta, degisik aletlerle birlikte agrilari elleri ve parmaklari ile azalttigi hakkindaki basarilarindan bahsetmektedir.
Bu doktorun katildigi bir aksam yemeginde tesadüfen, bir gazetede yüksek tonlari artik çikaramadigini söyleyen bir meshur konser ses sanatçisi da bulunuyordu. Burada bogaz doktorlarinin bu rahatsizligin nedenini bulamadiklari da yaziyordu. , Dr. Fitzgerald bayan ses sanatçisina, onun parmaklarina ve ayak parmaklarina bakip bakamayacagini sordu. Incelemesi bittikten sonra, sanatçinin yüksek tonlari eskisi gibi çikaramamasinin, sag büyük ayak parmagindaki bir nasir yerinden kaynaklandigini söyledi. Ilgili bölgeye birkaç dakika basinç uyguladiktan sonra sarkici büyük ayak parmagindaki acinin yok oldugunu söyledi. Bunun üzerine doktor kendisinden su ricada bulundu. – ve ona söyle dedi “Yüksek tonlari çikarmayi deneyin”. ordakilere bir mucizeye sahit olmuslardi çünkü sarkici eskiden çikardigindan iki nota daha yüksek sese ulasmayi basardi. Dr fitzgerald Avrupa’da Viyana’da tahsil görmüs ve iki yil boyunca Londra Kulak, Burun, Bogaz Merkez Hastanesinde doktor olarak çalismistir. 1902 yilinda, burun ve bogaz servisinde bashekim iken, bölge terapisi ile tanisti. Agrilari azaltmak için, parmaklarin degisik kisimlarina basinç uyguladi.
, çok basarili idi. Tohum atilmisti artik. Bugünkü refleks bölgeleri terapisinin temeli bu çalismalarla baslamistir .bu ilk Kitap tip dünyasinda pek iz birakmadi ve bazi doktorlarin kitapliklarinda tozlanmaya birakildi. Bölge terapisi teorisinden büyülenen bir doktorun haricinde.
Bu doktor, arastirilmasi gereken gerçek bir imkanin mevcut oldugunu gördü. Yaninda çalisan terapisti düsünce ve isteklerinin ortagi yapti. Tohum meyvesini vermeye baslamisti.
Bu doktorun adi Joe Shelby Riley, kendisi için çalisan terapistin adi ise Eunice Ingham idi.
Dr. Riley, Dr. Fitzgerald’in yaptigi islere büyük bir ilgi gösterdi, ancak aktif olarak bununla ugrasmadi. Terapist olarak çalistigi için Eunice Ingham da bölge terapisine ilgi duyuyordu. Teori hakkinda birbirleriyle epey tartistilar. Bu teori hakkinda daha fazla bilgi edinme istegi ortaya çiktiginda bu durum Eunice Ingham için adeta bir tutku haline geldi. Fitzgerald’in genellikle eller üzerinde yogunlastigini biliyordu. Ancak madem ki ellerin bu tedaviye cevap verdiyse, vücudun diger kisimlarinin da, örnegin daha hassas olan ayaklarin da cevap verebilecegini düsünüyordu. Bu teoriyi Dr. Riley’e açmasindan sonra 1930 yilinda onun tesviki ile ayak refleks bölgeleri terapisi teorisini gelistirmeye basladi.
Ayaklari incelemeye basladi. Vücut anatomisi ile karsilastirilabilen hassas yerler buldu. Ayak bölgelerini vücuttaki organlarla iliskilendirerek tam olarak kagida döktü. Böylece, basparmagini belli yerlere bastirarak insanlarin ayaklarini tedavi etmeye basladi. Ayaklari inceledi ve sürekli olarak hassas bölgeleri aradi. Bu esnada Fitzgerald’in kitabinda çizdigi temel vücut ve ayak resimlerini hatirladi. Aciyi uyusturmak için el ve ayaklarda lastik halkalar ve kiskaçlar kullanilmasinin Dr. Fitzgerald tarafindan tavsiye edildiginin burada hatirlatilmasi önem tasimaktadir. Ancak Eunice Ingham bu tavsiyeye uymamistir. Basparmagi ve parmaklari ile ayaktaki hassas yerleri bulmayi basarmisti.
Baslangiçta çok deney yaptigi bu metot, ayaktaki hassas yerleri bulmaktan ibaretti. Daha sonra buraya bir parça pamuk koyup, sardiktan sonra hastayi evine gönderiyordu. Bu sistem sayesinde refleks bölgeleri son derece uyariliyor ve tepki vermeleri saglaniyordu. Ancak daha sonra bunu birakti. Çünkü basparmagi ve parmaklarini kullanarak bir tedavi edici etkinin saglanmasi daha yararli görünüyordu.
. Arastirmalarini, oradaki küçük bir köydeki insanlari tedavi ederek yayginlastirmisti. Çevresinde sinirsel yada metabolik hastaligi olan birçok hastanin iyilesmesine vesile oldu, çalismalari köyündeki birçok bronsit ve saman nezlesi nöbeti olan insanin nöbetlerinin çok daha hafif geçmesini saglamisti. Teorilerini heyecanla hastalarda uyguluyordu. Bu süreçte bölge teorisini dahada gelistirerek açikliyordu.
Ilginçtir ki, tedavileri esnasinda çok agir olmayan vakalarda haftada birkaç kez yapilan seanslarin hastalar için yeterli olacagina kani oldugundan bahsediyordu.
Conesus Lake’e gelisinin basindan beri, bu tedavilerin yararindan o kadar emindi ki, saglik konusunda bir kitap yazmayi ve tüm yurtta seminerlere katilmaya kararliydi. Bunu da, o zamanlar ayak refleks bölgeleri tedavisinin etkili bir tedavi yöntemi olduguna bizzat kani olan Dr. Riley’in rizasi ile yapti.
1938 yilinda tüm deneyimlerini ve kanaatlerini 'Stories the Feet Can Tell’ isimli kitabinda topladi. Bu kitap, bildigi diger metotlarin hepsinden daha etkili oldugunu kabul ettigi refleks bölgeleri terapisini daha genis kitlelere tanitmasina yardimci oldu. Bunun sonucunda birçok saglik seminerine davet edildi. Bunu takip eden ‘Stories the Feet Have Told” isimli ikinci kitabi ilk kitabi kadar popüler oldu.
Refleksolog inghamin. Insanlarin, acilari dindirmek ve hastaliklarla mücadelede desteklemek için bu yeni metodu büyük bir heyecanla ögrenmek istemelesi bu çalismalarin dahada yayginlasmasina sebeb ildu ve giderek yayilan bir ekol haline geldi..